kalemzede.blogspot.com

Aralık 28, 2011

0

kalemzede.blogspot.com

Posted in: Uncategorized

Mümtaz’ın mesuliyeti ve “çözülmemiş bir yumak gibi duran hayat”

Temmuz 25, 2010

0

Ahmet Hamdi Tanpınar, 2 Mart 1951’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Medeniyet Değiştirmesi ve İç İnsan” başlıklı yazısında, “medeniyet bir bütündür” (35) öncülünden ve “devam” (36) kavramından hareketle, bir medeniyetten ötekine geçişin “bütünlüklü” ve “devamlı” olması gerektiğini savunur. Türklerin Tanzimat’a dek olan medeniyet değiştirme sürecinin bu türden bir değişim süreci olduğunu savunan Tanpınar, “Tanzimat’tan sonraki senelerde kaybettiğimiz şey… [Read more…]

Posted in: edebiyat

Aldanmış bir muvakkit: Halit Ayarcı

Temmuz 25, 2010

1

Ahmet Hamdi Tanpınar, 4 Ocak 1950’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Kelimeler Arasında Elli Yıl” başlıklı yazısında, yirminci yüzyıl başında “dünya”nın ve “hayat”ın durumunu şu sözlerle anlatır: “Yirminci asrın başı, dünyayı hakikî bir cennet yapacağa benziyordu. İlim, her va’dini tutmuştu. Hayat büyük bir emniyet içindeydi ve daha ziyade kurulmuş bir saate benziyordu. Her geçen an bir sonrakini… [Read more…]

Posted in: edebiyat

Aynadaki kadın ve bir Aşk-ı Memnu

Temmuz 25, 2010

0

Edebiyat-ı Cedide’yi toplumsal sorunlardan kopmakla suçlayan görüş, estetizm ile siyasallık arasında ters bir orantı olduğunu ima eder. Türk edebiyat eleştirisinde yaygın olan bu görüşe göre, yalnızca istibdat döneminde değil, Takrir-i Sükûn, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde de -genellersek, “baskı” dönemlerinde- edebî üretim toplum sorunlarından uzaklaşarak estetik kaygılara ağırlık verir. Tanzimat dönemi romanlarını estetik bakımdan… [Read more…]

Posted in: edebiyat

lâl acı, kör akıl

Temmuz 24, 2010

0

acı bir kez dillendi mi, kendi kör, akıl lâl olur. kör ve lâl, kin kardeşleridir, birbirlerinde büyütürler kinlerini. lâl dile gelince kör susar, lâl gözüyle görür âlemi; kör görünce, lâl kapatır perdesini, kör diliyle işitir âlemi. acı ve akıl, yitikliğin tarihini yazarlarken, kör ve lâl gibi dolaşırlar sözlüklerde. acı yok ederken ardı ardına anlamları, akıl… [Read more…]

Posted in: kişisel

Ben… barış için çözüm istiyorum!

Temmuz 18, 2010

0

Türkiye, 30 yıla yakın bir süredir çatışma içinde. Kaynağı çok daha eskilere uzanan sorunları şiddet yoluyla çözmekte ısrar ediyor. Kürtlerin demokratik hak arayışlarının siyasi yollarını da resmî ideolojinin mütehakkim söylemine mahkûm etmeye çalışıyor. Militarist söylemin toplumda yerleştiği ve giderek yayıldığı bir dönemin ümitsizliği ile karşı karşıyayız. Çatışmalar artık şehir meydanlarına uzanıyor, şiddeti benimseyenler halkın gözü… [Read more…]

Posted in: siyaset

Ümmi

Temmuz 8, 2010

2

Kelimenin sözlük anlamı okuryazar olmamayı işaret ediyor, evet… Ama kullanım değeri bakımından, genellikle, bir kişinin mektep ve medrese görmemişliğini, tahsilsizliğini eleştirmek, cehaletini ve kifayetsizliğini ifade etmek üzere bir sıfat olarak istihdam edilmiştir. Bu kullanım şeklinin “bilmek” eylemi ve “bilgi” olgusu ile ilişkilendirilmesi kelimenin anlam evreninde bir epistemoloji sorunuyla karşılaşıldığını gösterir. Bilinen ama bu epistemolojik sorunun… [Read more…]

Posted in: dil, din, edebiyat

İtiraf etmek

Haziran 19, 2010

0

İtiraf etmek, ancak irfan sahibi bir kimsenin, yani bir arifin yapabileceği bir eylemdir; bilinen ve anlanan bir bilgiyi ancak saklı tutmaktan vazgeçmek durumunda gerçekleşebilir. Bir suçu ya da uygunsuz davranışı üstlendiğini kabullenmekten daha geniş bir anlamı vardır; kişinin bilgisinden başkalarının habersiz olduğu ya da kişinin o bilgiyi taşıdığından emin olmadığı durumlarda, bilen kişinin o bilgiyi… [Read more…]

Posted in: dil, din, etik, kişisel

Kitap yerleştirme sanatı

Mayıs 22, 2010

1

Kişinin entelektüel varoluşunun izlerini bütün netliğiyle barındırması gerektiğine inandığım bir sanattır, kitap yerleştirmek. Özellikle kişisel bir kitaplığı düzenlerken kullanılacak ölçütlerin, yapılacak gruplandırmaların ve sıralamaların kişinin okuma serüveniyle ve entelektüel varoluşuyla doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyorum. Üstelik bu düzen kişinin zaman içindeki entelektüel gelişimine bağlı olarak sürekli değişecektir de. Dolayısıyla herhangi bir başka kişiye kitaplığını ne şekilde… [Read more…]

Posted in: kişisel, Uncategorized

Antalya

Mayıs 1, 2010

0

İçinde en az bir kış yaşanmadığı sürece ruhuna nüfuz edilemeyecek bir şehirdir Antalya. Orasının burasının güzelliği, sıcağının ve pahalılığının şöhreti bu şehrin iç dünyasını anlamaya asla yetmez. El ayak çekilip de yolgeçen hanı olmaktan sıyrıldığı zamanlarda konuşmaya başlar bu şehir insanla. Sanki yüz yıl sürecekmiş gibi yağan ama sustu mu geride derin bir sessizlik bırakan… [Read more…]

Posted in: kişisel, Uncategorized
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.